Mart 9

HAYAL İŞÇİSİ

IMG_5982

Sanattan uzak insanların bize sorduğu ilk sorulardan biri bu oluyor genelde:

üretim aşaması nasıl oluyor? gözünün önüne mi geliyor yoksa bir şeyden mi esinleniyorsun?

Üretirken çatlıyorsun aslında. kabuğunu kırıyorsun, içini yırtıyorsun, sökülüyorsun bildiğin. Bir malzeme, renk ve teknik içerisinden duygunu en doğru ifade edecek olanları seçiyorsun. Bir şarkı duydun diyelim, bir film izledin, bir kitap okudun, yolda bir şey gördün, duydun. Algın her şeye açık oluyor. Sonrası… Sonrası, hayal kurmak. O hissettiğini kendi içinde içselleştirip, yeniden anlatmak, dizmek, ortaya dökmek. 

Üretmek diyoruz buna. Sanatçının tükenmez sancısı.

Dünyaya, kavramlara, bir sürü şeye başkaldırma biçimi.

Yaşam biçimi.

Kendini anlatma biçimi.

Varoluş biçimi.

Değişiyorsun, gelişiyorsun ve her ne yaşıyorsan hepsi ama hepsi yansıyor sanatına. Başka türlüsü mümkün değil.

Uzun yıllar devam eden klasik eğitim ve çalışmalardan sonra başka bir pencereden bakma fikrim oluşalı 3 yıldan fazla oldu sanırım. Hayatımın en az çizdiğim zamanlarını yaşıyorum. Çünkü çatlıyorum, kabuk değiştiriyorum. Okuyorum ve öğreniyorum. Ah işte bu yüzden; bilgi yüzünden çizerken daha çok düşünüyorum. 

Eskiden elime kalem, fırça almadığım günler panik olur, endişelenirdim. Şimdilerde ben bunu içsel bir nadas olarak değerlendiriyorum. içime topladığım her şey filizleniyor, büyüyor. 

Delia Steeinberg’in dediği gibi; “bir ağaca yol vermek için çatlayan tohum acı çeker.”

Doğurmak diyoruz buna. Kendimizden, içimizden, duygularımızdan. 

Tam da böyle böyle oluyor diye anlatılabilecek bir durum değil bu. Derslerde bile öğrencilere; renklerden, malzemelerden, tekniklerden ve tasarım ilkelerinden bahsediyorum da gerisi sana kalmış diyorum. Bütün bu bilgileri içinde nereye koyup, hayal dünyasında nasıl harmanlayacağı sanatçının bakış açısı. Onun insiyatifi. 

Dosya içlerinde, masanın sağında solunda kağıtlar, yarım kalmış eskizler, deftere karalanmış fikirler, dolap kapağına asılmış çizimler… Çizilecek öyle çok şey var ki etrafımda.

Ben hatırlamayı bekliyorum. Uzun zamandır gördüğüm her şeyden sonra nasıl çiziliyordu, ne dinliyordum, gerçeklikten nasıl kopuyordum ben tasarım yaparken? 

Yavaş yavaş hatırlıyorum. Bana bu satırları yazdıran şey de hatırladıklarım zaten. 

Bugünlerde uçuk renkler ve bir duvar resmi hayal ediyorum. İçimdeki çocuğa çizdireceğim, içimdeki çocuğa seyrettireceğim.

Sonra mı? en bildik yerden başlayacağım. Kendi hikayemden, içimden. 

Çünkü çok biriktim ben. Malzemeye, renge susadım. 

O halde hadi bir çizgi çek Esra, yeniden başlayalım.


Etiketler:, , , , , , , , , , , , , ,
Copyright © 2014. All rights reserved.

Posted 9 Mart 2016 by Esra Karaduman in category "Sanat", "Tüm Yazdıklarım", "Yaşam

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir