Aralık 23

YETMİYOR DAHA…

 IMG_4528

Sosyal medya denilen illüzyonun bize yaptığına bakın. Evet “illüzyon”, geçenlerde biri söylemişti pek bir hoşuma gitti. Varmış gibi görünüp olmayan şeyler… Yanılsama… Sonra “kıyas” kelimesi geldi aklıma öyle ya, içten içe yarışıyor herkes. 

Daha güzelim…

Daha mutluyum…

Daha şıkım…

Daha aşığım…

Daha yetenekliyim…

Daha kültürlüyüm…

Daha atletiğim…

Daha

Daha 

Daha

Yetmiyor daha…

Kimselerin az olmaya tahammülü yok. Kimse dereleri geçmek istemiyor, herkes okyanus peşinde.

O içimize attıklarımız var ya, biz aslında onlardan ibaretiz. Söyleyemediklerimizin kalınlığı, ağırlığı duruyor aramızda.

 

IMG_7391

 

Şimdi diyorum ki aslanlar gibi, çekinmeden; bir süredir öyle keyifsiz, öyle, tatsız, öyle mutsuzum ki. Buna sevinecekler olduğunu bildiğim halde söylüyorum, olsun insanım ben. Bana verilmiş, bu duygular, bu nefs, bu kalp… Elbet tökezleyeceğim. Kalkmak için düşeceğim. Düştüğüm yerde bir süre kalmak isteyeceğim.

İnsanım ben.

Yorulmaya, dinlenmeye, ağlamaya, sığınacak bir şeylere ihtiyacım var. 

Eskiden kişisel gelişim kitapları vardı, şimdi herkes kendisi kişisel gelişimini tamamlamış bir kitap. 

Nasılsın diye sorduklarında “iyi değilim” hakkımı kullanmayı istiyorum. Her sabah gökyüzüne bak, geçtiğin yolu değiştir gibi ezberlenmiş cümleleri söyleyenleri o kimsenin geçmediği yollara atmak istiyorum. Sahip olduğunuz güzel değerlere kalpten şükretmek, varlığını iliklerinizde hissetmek; dünyada bu kadar kötülük, ölüm, açlık, haksızlık varken iyi ki demek -ama gerçekten kalpten- herkesin yapabileceği bir şey değil sanırım. Çünkü tam bu şükürden sonra yanarsa azıcık canın, tırnağının ucu; yine de “ah” diyeceksin, benim canım yandı diyeceksin. 

 

Geçenlerde şöyle bir cümle okudum:

“…sevilirken kendimize, sevdirmeye çalıştığımız zamanlardaki kadar bakmıyoruz çünkü hiç. biri gelip bizi tezgâhtan alana kadar, bir manavın önlüğüne süre süre parlattığı elmalar gibi cilalayıp duruyoruz kendimizi.”

 

Sürekli sökülen bir dikiş gibiyim bu günlerde. Yaralarım açılıyor. Durmadan dikiyorum. Yeniden açılacağını bildiğim halde yılmadan dikiyorum. 

 

“öyle ağırım ki kendime…”