Ekim 31

YALNIZLIĞIM

 

 

 

“bana gelirseniz şayet

yavaş ve yeğni gelin

yalnızlığımın ince porseleni çatlamasın.”

IMG_8201

şimdi günlerdir camdan boş ve çamurlu sokağa bakarken bir yalnızlık yazısı yazmak geçiyor içimden.

güz kendini kışa teslim ederken vaktidir.

önceleri lüks olan yalnızlık sonra farketmeden esarete dönüşüyor aslında. gereksiz her eşya fazla, her insan uğultu oluyor yalnızlığınızda. durmadan kendimi sakladığım kalabalıklar içinden bile tek geçiyorum çoğu zaman. kitaplara sarılıyorum, filmlere, kalemlere, müziklere… ne vakit yalnız yürümeye başlasam içimde bir kapı açılıyor kendime.

durmak istemiyorum, dünyanın bir ucuna yürüyecek kudretim oluyor bir anda. 

kendimle.

başbaşa.

o kadar sessiz ki içim bir süredir. elim varmadı yazmaya düşündüklerimi. hikayeler biriktirdim oysa ki ama sonra kendimi sessiz bir çiftlik evinde telefon, bilgisayar olmadan yaşarken buldum zihnimde. durmadan aynı hayale çöreklendim bu aralar. gözlerimi her kapadığımda o evin salonunda oturuyorum.

ve sonra ansızın giden her uçakta bir yerim olsun istiyorum.

sevdiklerim bir elimin parmağına sığsın istiyorum. 

çok yalnızlaşıyorum oysa ben sadeleşmek istiyorum…